ben geldim. Üç aydir kapısını açamadigimdan, blogumu örümcek ağları kaplamış.
Mayıs ayında "bir iki hafta sonra nerede yaşayacağımı bile bilmiyorum" belirsizliği içindeydim, ki son zamanlarda yaşadığım en büyük pisikolojik çaresizliklerden biriydi, klasik teselli, zamana birakmak .. Öyle yaptım ve yeni , degişik, ilginç, eğlenceli, hiç düşünmediğim gibi ya da düşünemeyeceğim bir 3 ay geçirdim, asla ve asla klasik bir yaz tatili değildi. Polyanna'nın hiç de kötü koşullarda olmayan versiyonuydum bazen, köprü trafiğinde bile mutlu , cücelerini sayamayan pamuk prenses, bazen de külkedisiydim ve Murathan Mungan'ın dediği gibi '..ve camdan ayakkabı külkedisinin de ayağına uymadi." Sabah ayaklarımın buz kesilmesiyle uyandıgım ilk sonbahar günleri başladı...
.
Bir adet yatak, bir adet TV, bir adet laptop; hala bu tarife göre yaşıyorum. Yeni sezona giren tüm kanallarda Ramazan ayı reklamları dolanmakta. Hepsini bir kenara bıraktım, Dr. Oetker'den bir reklamı bırakamadım:

Anne evde Dr.Oetker tatlılarından Supangle pişirir. Kokusu evi sarar, eve gelen çocuklar " Aaaa babaannem mi geldiiii!!!" diye bağirirlar. Halbuki anneleri Dr. Oetker supanglesinden yapmıştır.
.
Peki doktor bey reklamınızın yayınlandığı güzelim Türkiye'de "Babaanneler supangle mi yapar?"
Ya da supangle 'babaanneyi hatırlatacak gibi' bir tatlı mıdır ?
Reklam metni türkçeleştirildiğinde ülke kültürüne uygun olmasa bile yayınlanmalı mıdır?
Belki bu durumu düzeltmek ya da aynı reklamın keşküllü versiyonunu yaratmakla uğraşılmasın diye, supangle reklamının hemen ardından Dr. Oetker Keşkül'ü deneyin* eklentisi konulmuş.
.
*Sizin babaanneniz size supangle yapmıyorduysa üzülmeyin sizler için keşkül gibi seçeneklerimiz de mevcut. ..Afiyet olsuuuun!
















