Büyük bir şirkette staj yapmadan önce TV nin toplumların afyonu olduğunu düşünürdüm. Benim gözümde en önemli reklam alanıydı.İnernet de TV den sonra geliyordu. TV ile herkese ulaşılabilinirdi. Stajda sürekli gözlemleme fırsatı bulduğum 'ofiste gün boyu çalışan' oldukça yoğun insanların, bırakın TV izlemeyi günlük gazetelerini okumaya bile vakitleri yoktu. Gündemi internetten hızlıca takip ediyorlardı. Onlar gibi çok çalışan çok kişi var yani artık kimsenin TV reklamlarına ayıracak zamanı yok. TV reklamları büyük bir yüzdeyle çocukları(çocukların da gittikçe TV ekranından PC monitörüne yönelmiş olduklarını düşünün) ve ev hanımlarını etkiliyor. Öyleyse firmaların TV de basında bas bas bağırmaları janjanlı reklamları büyük bir çoğunluğun kulağına gitmiyor. Hedef kitlenin ne yaptığını takip etmek ve en kısa zamanda en etkili şekilde reklamı gözlerine çarptırmak lazım. Göze çarpıp da geçmemeli biraz da akılda kalması lazım. İşte bunların hepsini aşağıda bir kaç örneğini bulduğum yaratıcı reklamlar sağlıyor. Bu reklamlar varken çalışanlar için kaçış var mı ?:)


işe giderken gelirken gel de görme reklamı

/bir yoga okulu reklamı/
Öğle molasında da kaçış yok
(ve reklamcıysan bazen gerçekten de küçük düşünmek gerek.)
yaratıcılığın devamı .....


kaynak
Bunlar yurtdışı örnekleri.
İstanbulda durum nedir bilmiyorum, Ankara'da TV Basın Medya DIŞI reklam bilboardlarla sınırlı. Sanırım bu tip reklamlar tasarlanmaları için gerekli zaman olmayınca üretilemiyor.
Düşünmek taşınmak lazım. Değişmek lazım
e biraz zor tabi, ne de olsa 'akılda kalmak' biraz 'akıl işi'
0 yorum:
Yorum Gönder